Yüz Tanıma Teknolojisinin Dünü, Bugünü ve Yarını!

Günümüzde işletmeler ve devletler için görüntü işleme ve anlamlandırma teknolojisi geçmişte olduğundan daha belirgin bir önem kazanmaya başladı.

Geçtiğimiz birkaç yılda kaydedilen gelişmeler ile yüz tanıma sistemlerinin yaş, cinsiyet gibi temel özellikleri daha yüksek doğruluk oranları ile ortaya koyması; geçmiş çeşitli fantastik filmlerde seyrettiğimiz senaryoları gerçek kılıyor.

Yüz tanıma sistemlerinin temel prensibi; bireyin yüzüne ait fiziksel özellikleri inceleyerek eşsiz ve benzersiz bir kimlik tanımlaması oluşturmak; bunu yaparken öncelikle video veya resimde bulunan görüntüde yüzün algılanması gerekiyor. Yüz algılandıktan sonra yüze ait belirli noktalar referans alınarak özel bir kodlama ile analiz ediliyor ve kimlik oluşturuyor. Oluşturulan kimlik, kayıt edildikten sonra istenen herhangi bir görüntü ile analiz edilen yüzler içerisinden eşleştirme yapılıyor.

Görüntü yakalama ve işlem teknolojilerinde en bilindik çözümlerinden biri yüz tanıma sistemleri olmasına rağmen artık çeşitli sosyal veya endüstri ortamlarında hayvan, eşya, ürün takip, sayım ve kontrol gibi nesne algılama ve buna bağlı aksiyonlar alma uygulamaları yaygınlaşıyor. Bu teknolojinin uygulandığı alanlarda en önemli parametre tahmin edilebileceği üzere ışıklandırma ve aydınlatmadır. Kameranın açısı ve nesnenin kameraya mesafesi, görüntü algılanabilmesi ve doğruluk payının artırılması için önemli parametrelerdir. Bu ve benzeri nedenlerle istenilen projenin başarısı tecrübeli ve yetkin ekipler, uygun teknolojik ürün ve yazılımlar ile doğru orantılıdır.

Yüz tanıma teknolojisinin en yaygın kullanım alanı ise güvenlik amaçlıdır. Özellikle mağazalar, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve istasyonlar gibi suç ve suçluların yoğun olabileceği alanlar hem kamera hem de diğer takip/kontrol sistemleri ile sürekli gözlemlenmekte. Ayrıca ATM gibi şifre ve kartınız çalınsa bile ikincil bir kontrol aşaması olarak kameralar ile denetimin artırıldığı alanlar artmaktadır. Kartlı geçiş sistemlerinde ise başkasının kartını kullanarak geçiş yapılmasının önüne geçilerek birçok sorunun vuku bulması önlenebilmektedir.

İnşaat ve dönemsel üretim yapan sektörlerde alt taşeron yapılanması oldukça yaygın durumdadır. Yüklenici olarak alınan projelerde işverenin kamu ve özel sektörden bağımsız olarak belirli düzenleyici kurallara uyumluluk oldukça önemlidir. ISG sertifikası olmayan personel, herhangi bir suçtan aranan biri veya sigortasız çalışanlar gibi birçok sorun, yüklenicilerin iş kazaları, verimsizlik ve çeşitli cezalarla karşılaşmasına sebebiyet verebilmektedir. Yüz tanıma sistemleri bu ve benzeri sorunlar için önleyici bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır.

NGN bünyesinde tüm sektörlere özelleştirilebilen yüz kontrol, yüz tanıma, nesne takip ve tanımlama çözümlerimiz ile ülkemizde ve yurtdışında oluşturduğumuz çözümler ile işletmelerin bu alanlardaki ihtiyaçlarınızı karşılamaktayız. Özellikle yüz tanıma konusunda dünyada NIS (The National Institute of Standards and Technology) testlerinde (WILD and Mugshot) lider konumundaki VisonLAB ile geliştirdiğimiz yüksek doğruluk oranları, kurumların kendi sistemleri ile olan entegrasyon yeteneği, fayda maliyet açısından en yüksek seviyede sağlamaktadır.

Yapılan araştırmalara göre önümüzdeki yıllarda bu teknolojilerin yaygınlığı oldukça artacaktır. Özellikle otelcilik sektöründe kayıt yaptırma ve çıkış işlemlerinden odalar ve otel alanlarından faydalanma süreçlerinde, yine sağlık alanında alzheimer ve benzeri hastaların binalardan veya bölgelerden habersizce ayrılmaları, kaybolmaları durumlarında, tespit edilip güvenliğinin sağlanması, okul ve eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin, görüntü işleme teknolojileri ile analizi ve yapay zeka sistemleri ile entegre edilerek duygu ve davranış analizleri ile sorunsuz ve güvenli bir ortam sağlanması (örneğin bir çocuk yere düştüğünde sistemin herhangi bir insan olmasa dahi çocuğun yerden kalkmama süresi 5-10 sn.’yi geçerse ilgili güvenlik ve yetkili birimlere haber vermesi) amacı ile birçok alanda yaygınlaşacaktır.

Günlük hayatımızda kameraların birçok yerde olağan hale geldiği ve kayıt aldığı bir gerçek. Ancak bu kameraların çoğunluğu sadece kayıt almak ve bu kayıtları güvenlik amaçlı bir süre saklamak ve zaman aşımı ile bu kayıtların silinmesi dışında başka işlev görmemektedir. Dolasıyla herhangi bir olay olmadan bir aksiyon alınması mümkün değil ancak; olay olduktan sonra bu kayıtlardan faydalanılıyor. Görüntü işleme teknolojilerinin yaygınlaşması ile özellikle güvenlik alanında hem suç önleme hem de insan sağlığının korunması açısından büyük adımlar atılmış olacak!