Nesnelerin İnterneti ile İlgili 3 Kehanet

İnternet ekosistemi katlanarak büyümeye devam ediyor: Ve bu sadece bilgisayarlar, laptoplar veya mobil cihazlarla ilgili değil. Şimdilerde, birkaç farklı ürün gamında internete bağlı cihazlar görmek mümkün. Çamaşır makinelerinden otonom süpürgelere; kapı kilitlerinden oyuncaklara ve hatta tost makinelerine kadar birçok nesne “akıllı” hale geliyor.Filmlerde görmeye alışık olduğumuz o gelecek yavaş yavaş gerçekliğe bürünürken, tüketiciler de evlerini ve yaşamlarını daha da rahatlatmak için bu geleceğin bir parçası oluyor. Sonuç olarak, nesnelerin interneti çatısı oluşmuş oluyor: İnternete bağlı olan herşeyin, birbirine bağlanabilirliği…Bu bağlamda, geldiğini görebildiğimiz 3 kritik kehaneti sizlerle paylaşmak isteriz:

1. 2020 Yılında 21 Milyar Bağlı Cihaz Olacak

2016’da 4 milyar cihaz, internet sayesinde birbirine bağlıydı. Gartner raporuna göre 2015’te 4.9 milyon cihazdan, bir senede milyarlara çıkmış durumda. Bu trendin daha da katlanarak artacağına, diş fırçalarından taraklara kadar git gide daha da küçük ve “basit” cihazların “akıllı” hale geldiğine bakarak bile kanaat getirmek mümkün.İş yerinizden çıkarken, turnikeden telefonunuzun RFID özelliğini kullanarak geçtiğinizde, telefonunuz üzerinden aracınıza çalışması ve hatta park alanından çıkıp size doğru gelmesi üzerine bir komut gittiğini; bu komutu takip eden silsilede aracın, evinizin klimasına tahmini varış süresini an be an güncelleyerek bildirdiğini, böylece eve girdiğiniz anda (kapıyı açmak için yine telefonunuzu kapının kilidiyle eşleştirerek otomatik olarak açtığınızda) evin, sizin sevdiğiniz hava sıcaklığında olmasına şaşırmayacağız. Tüm bunlara ek olarak, buzdolabınızın sizin için içinde eksilen malzemeleri siz çıkarken sipariş ettiğini ve marketin drone’unun sizin balkonunuza teslimatı yaptığını hayal edin. Bağlı cihazlarla bu senaryo, hayatımızın basit bir parçası olacak.

2. Daha Fazla Şehir “Akıllanacak”

Tüketiciler, bilimkurgu senaryolarının tek öznesi değil: Şehirler ve şirketler daha fazla verimli olmak adına akıllı teknolojileri kendi altyapılarına adapte etmeye başladılar bile.
Böylece kullandığınız akbilden kiosklara, taksilerden mobeselere kadar düzenli olarak uzaktan veri akışını otomatize edip, toplayabilecek ve bu veriler ışığında otonom araçlara,
akıllı yol aydınlatmalarına ve trafik ışıklarına komut gönderebilecekler.

3. Yapay Zeka Bir “Gerçek” Olacak

Akıllı ev merkezleri, termostatlar, aydınlatma sistemleri ve hatta kahve makineleri bile kullanım alışkanlıklarınızı takip edecek şekilde veri topluyor. Sesle kontrol edilen cihazlar
aslında ona söylediğiniz şeyleri bulut depolarda kaydedip saklıyor. Tüm bu veriler, “Makine Öğrenmesi ” denilen süreci besleyecek şekilde kullanılıyor: Makine Öğrenmesi, bir tip
yapay zeka yapılanmasıdır ve tek amacı, yapay zekanın insansız bir şekilde “öğrenebilmesini” sağlamaktır. Yani kodlamayı bir kez tamamladıktan sonra, insan eli
değmeden “bilinçlenmesi” için yapay zekanın toplanan verilerle eğitilmesi söz konusu. Tüm bu süreçler ise tek birşey için: Yapay Zeka’nın sizi daha iyi tanıyıp, alışkanlıklarınıza göre
kendini ve kendisine bağlı cihazları adapte etmek!.
Kendinizi en kötüye alıştırmayın: Bu veriler sayesinde sağlığınızın daha iyi olabilmesi için size decaf kahve demleyen, sevdiğiniz dizinin başlangıcında size pizza sipariş eden; diş fırçalama alışkanlığınıza göre düzenli dişçi randevunuzu takip eden ve hayatınızı kolaylaştıran bir Alfred’iniz olduğunu düşünün ve bunun için Batman olmanıza gerek kalmayacak 🙂
Paylaş