Dış Kaynak Kullanımı Rekabet Avantajı Sağlıyor Mu?

İşinizi ölçeklendirirken zamanınız veya paranız olabilir ancak ikisine de aynı anda sahip olmak mümkün olmayabilir. Şirketler için dış kaynak kullanımı yaygın olarak artan bir uygulama haline geldi. Rekabette farkılaşmak için sınırlı kaynaklarını çeşitli yönlere aktarmak isteyen her başarılı girişimci önemli bir yol ayrımına geliyor. Yüksek performansın anahtarı olan “Kaynaklarımı burada harcıyorum ama zamanımı nerede harcıyorum? ” sorusu akla geliyor.

Yıllar boyunca benzer bir çıkmazda olan, mevcut yeteneklerine ulaşmış veya performanslarını artırmak isteyen işletmeler için “Neden dış kaynak kullanmalıyım?” sorusu şirket yönetiminde odak noktası haline geldi.

En yaygın cevaplardan biri dış kaynak kullanımı ile işinizi daha geniş bir profesyonel yelpazeye ve uzmanlığa taşıyabilirsiniz. Diğer bir yaygın cevap ise dış kaynak kullanarak, öncelikli olmayan faaliyetleri günlük yönetim ajandanızdan kaldırabilir, böylece şirketinizin zamanını ve enerjisini ana işinize odaklayabilirsiniz.

Bu gibi cevaplar yalnızca profesyonellere erişim ve zamanın serbest bırakılması üzerine kurulu gibi gözükse de, böylece şirketler arka plandaki risklerini azaltabilir ve rekabette ön plana çıkabilir.

Riskleri Yönetmek  

Her iş lideri, organizasyonlarını ilerletmek için risk almak zorundadır. Bazı riskler kolayca görünürken diğerleri belirsizdir. Dış kaynak kullanımı, işletmelerin bu kadar karmaşık olamayacakları alanlarda riskleri daha iyi yönetmelerine ve azaltmalarına yardımcı olabilir. En yaygın risklerden bazıları şunlardır: finansal risk, yetkinlik riski ve rekabetçi risk.

Finansal risk, bir işletmenin artan harcamalara maruz kalması, olası gelir kaybı ve kaynaklarının tahsis edilmesidir. Örneğin, hızlı bir şekilde modası geçmiş ve bakımı pahalı olabilecek yeni sistemlere para harcamak gerekebilir.

Yetkinlik riskine bakarsak, bir işletme yeteneklerini sürekli olarak artırmalı ya da bir enkaz riskiyle karşı karşıya kalmamalıdır. Örneğin, ekibinizi güçlendirmek için büyük firmalardan daha deneyimli profesyoneller almayı düşünebilirsiniz.

Rekabetçi riskte ise kendinize “katma değeri olmayan alanlara mı yoksa şirketin gelir elde etmesine yardımcı olan alanlara mı yatırım yapıyorum?” sorusunu sorun. Örneğin, 10:1 kuralı, şirketinizde gerçekleştirdiğiniz yüzde 1’lik bir etkinlik artışının, toplam kârı yüzde 10 artırabileceğini belirtiyor. Şirketinize yatırım yapmak, kâr elde etmek için kapasite sağlayabilir.

Maliyetleri Yönetmek

Bu üç risk birbirine bağlanabilir. İnsana ve yetkinlik bilgisine yatırım yaparak, finansalları zorlayabilir fakat bunun karşılığında kaynakları rekabetçi bir ortamda doğru kullanmış olursunuz. Kilit nokta, mevcut yapınızı belirlemek ve ardından kuruluşunuz üzerinde en hızlı ve en önemli etkiye sahip olacak girişimleri ve faaliyetleri tanımlamak ve uygulamaktır.

Riskleri azaltmak için zaman, para gibi önemli kaynaklar gerekiyorsa, dış kaynak kullanımı eşsiz bir değere sahiptir. Kendi kaynaklarınızı yeni ürünler yerine işlemlere ayırıyorsanız, şirketiniz için gelir ve büyüme sağlayan bir alan olmadığından rekabette geride kalabilirsiniz. Örneğin, kendi BT altyapısını yönetmek isteyen bir hukuk bürosunu ele alalım. Doğru insanları ve sistemleri bulmak ve çalıştırmak için iki kat fazla harcama yapmak zorundadırlar. Bunun yerine dış kaynak kullanmaları halinde ikisini de çok daha düşük ve kontrollü bir maliyetle gerçekleştirip teknoloji güncellemelerine ayak uydurabilirler.

Bu kavramın daha iyi bir örneği bugün uluslararası havaalanlarında gerçekleşiyor. Geçtiğimiz yıl ABD gümrüklerinden geçtiyseniz, sadece pasaportunuzu tarayarak, seyahatinizle ilgili birkaç soru toplayarak, insanların çok daha uzun bir gümrük hattından geçmesine izin veren dijital kioskları fark etmiş olacaksınız. Bu kiosklar artık mobil teknoloji sayesinde bakım maliyetlerini azaltmanın da bir yolunu buldu. Tek bir uygulamada yapılan basit bir yazılım güncellemesi çok daha uygun maliyetli ve zaman verimlidir.

Bu yüzden, dış kaynak kullanımı, zaman ve paraya yatırım yaptığınız alanlara dair bir alışveriş oyunudur. Bir yatırımın maliyeti diğerinden uzaklaşır, bu nedenle ticari faaliyetlerinizin değerini üç bakış açısıyla görüntülemeniz gerekir: rekabetçi bir avantaj var mı, riskleri azaltmamıza yardımcı olacak mı ve bunu yönetirken maliyet değeri aşar mı?