Dijitalizasyon, Bulut Hizmetleri Olmadan Mümkün mü?

Sanayi 4.0 ile birlikte yeni nesil tüketicilerin bilgi tüketimi ve hizmetlerinin önceliklendirilmesi, geleneksel şirketler için ciddi bir zorluktur. İlerlemeleri için sadece rakiplerinden daha iyi hizmetler sunmaları yeterli değildir. Tüketicilerin taleplerine birkaç kat daha hızlı cevap vermeleri ve dijital araçlar yoluyla kullanıcılara hizmetler sunmaları gerekmektedir: İşte bu noktada Dijitalizasyon kaçınılmazdır.

Tecrübelerimize göre ve mevcut uygulamanın gösterdiği kadarıyla, genç şirketler bunun için daha hazır; çünkü henüz büyük ve karmaşık bir altyapı almamış olmaları muhtemeldir. On yıl veya daha uzun süre önce kurulan şirketler daha fazla zorluklarla karşı karşıyadır: İyi yapılandırılmış bir IT yapısına bağlılık fazladır ve değişmesi de fazla efor ve zaman ister. Bu durumda yapılması gereken tek şey gelişim stratejilerini dijital araçların daha aktif bir şekilde kullanılması için gözden geçirip düzeltmektir; aksi takdirde daha genç rakipler, mevcut devlerin kaynaklarına ve lider konumlarına rağmen, rekabet yarışını 5-10 yıllık bir sürede kazanabilir.

Batılı şirketler bu eğilimi görmekte ve buna adapte olmaktadır. Amerika’nın en büyük bankalarından Morgan Stanley’nin hikâyesi bunun yakın zamandaki örneklerinden biridir; banka kendi altyapısının faaliyetini yarıda kesmiş ve tüm hizmetleri ticari kamu hizmeti sunan bir buluta aktarma sürecini başlatmıştır. Bu eşsiz olmasa da belirleyici bir örnektir; çünkü bankacılık sektöründen daha geleneksel bir sektör bulmak zordur. Kural olarak, finansal kuruluşlar kendi altyapılarını kurmayı tercih etmekte, esas teşkil etmeyen fonksiyonlar için dış kaynak kullanmakta veya en iyi ihtimalle bireysel işleri ayırmaktadır.

Bununla birlikte çeşitli nedenlere bağlı olarak durum değişir:

Piyasaya sunma süresinin önemi

Bazen “B+” iş yapmak daha iyidir. Müşteriler yeni hizmetler kullanmak ister ve iş süreçlerinin ilk adımlarındaki bazı hatalar çok kritik değildir. Burada temel nokta ürününüzü ya da hizmetinizi rakiplerinizden daha hızlı piyasaya sürmeniz, kendinize bir yer belirlemeniz ve yeni kullanıcıları kendinize çekmenizdir. Ek olarak, şirketlerin faaliyetleri “rakam” üzerine odaklanmaktadır. Örneğin, bilet satış portalleri
müşterilerin arama hızından ve bilgilerin tamlığından sürekli memnun kalmalarını sağlamak için sitenin görsel yapısı üzerinde haftada iki kere güncellemeler yapmak zorundadır. Bunun için, esnek ölçeklendirme yardımıyla bulut kaynakları kullanabilmektedir. Müşteri önemli güncellemelerin dahi portalın çalışmasını etkilemeyeceğinden emin olabilir.

Altyapı yönetiminden yüklenici yönetimine geçiş

Yönet & Değiştir konsepti IT departmanının çalışmasına tam olarak uygulanabilir. ‘Yönet’ mevcut altyapının yönetimine işaret etmektedir. Eskiden kalan külfetli bir IT yapısına sahip büyük şirketlerde bu süreç insanların zamanının yaklaşık %80’ine, yönetimin ilgisine ve şirketin parasına mal olmaktadır.

‘Değiştir’ değişikliklerin uygulamaya konması, yeniliklerin teşvik edilmesi ve aynı zamanda dijitalizasyon alanında tüm girişimlerin uygulamaya konması demektir. Dijital dönüşümü hedefleyen şirketlerde, genel olarak dış kaynaklardan yararlanmanın ve özellikle bulut hizmetlerinin aktif kullanımı dolayısıyla ‘Değiştir’, zaman ve kaynakların en az %60’ını kullanır. Sonuç olarak, şirketler gelişim için daha fazla fırsat yakalar, şirketlerindeki değişimlerin hızını artırır, stratejik görevlere odaklanabilir ve temel teşkil etmeyen görevler için boşa vakit harcamazlar. Bu tür şirketlerde altyapı desteği ile bir hizmet sağlayıcısı ilgilenir. Bu durumda müşterinin temel fonksiyonu altyapının yönetimi değil yüklenicinin yönetimidir. Tahminlerimize göre, 3 kat daha az sürmektedir; buna ek olarak nitelikli mühendis ihtiyacını azaltmakta ve maaş bordrosunu düşürmektedir. Aslında bu, profesyonel destek ve yönetim hizmetlerinin talebi üzerine sunulan, maliyetlerin hizmetlerin hacmine ve tüketilen kaynaklara bağlı olarak farklılık gösterdiği yönetilen hizmetler konseptinin uygulamaya konmasıdır. Biz bu plana göre, şirketlerin altyapısının işletilebilirliğini sürdürüyor ve müşteri hizmetlerini buluta taşıyoruz.

Ortak tüketim süreçlerine yerleştirme

Yeni tüketiciler artık ihtiyaçlarına anında cevap veren ve karşılayan şirketler bekliyor; en hızlı iletişim kanallarını seçiyor ve bekleyerek zaman harcamak istemiyorlar. Aynı zamanda, araba kiralamak veya taksiye binmek gibi olağan şeylerin geçici kullanımının popülerliği de artıyor. Bunun üzerine pek çok şirket, kendi dijital platformlarını geliştirerek ya da mevcut platformlara bağlanarak überizasyon süreçlerine entegre olmaya çabalıyor; paylaşım ekonomisinin bir aracı olan bulut teknolojilerinin kullanımı ile yakın işbirliği içinde oluyor. Bulut kullanımının başlıca nedeninin ne olduğu sorusunun cevabını müşterilerimizin hepsi kendince açıklıyor. Birisi IT üzerinde sermaye harcamaları olmamasına odaklanırken diğeri ise projeye ciddi yatırımda bulunmadan hızlı başlama olasılığı durumuna odaklanıyor. Bununla birlikte, piyasaya yeni hizmetler süren müşterilerimizin neredeyse tümü, en önemli bulut avantajının risklerin en aza indirilmesi olduğunu belirtiyor.

Dijitalizasyon ile ilgili şirketinizde neler yapacağınızı öğrenmek için tek yapmanız gereken bizimle iletişime geçmek.

Paylaş